Cilt 6 Sayı 10 (Haziran 2026)
Sayı Bilgileri Issue Information

Prof. Dr. Erdal HAMARTA

ss. i - vi

Özet

Anahtar kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri Felaket Kaydırması ile Yalnızlık Arasındaki İlişkide Kişilerarası Hataya İlişkin Ruminasyonun Aracı Rolü

Fikriye Alkım Arı, Umay Bilge Baltacı, Gülden Gökçen

ss. 1 - 17

Özet

Bu araştırmanın amacı, felaket kaydırması ile yalnızlık arasındaki ilişkide, kişilerarası hataya ilişkin ruminasyonun aracı rolünü incelemektir. Bu doğrultuda, çalışmada ilişkisel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma grubu, yaşları 18 ile 52 arasında değişen, 332 kadın (%72,5) ve 126 erkek (%27,5) olmak üzere toplam 458 katılımcıdan oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Felaket Kaydırması Ölçeği, RULS-6 Yalnızlık Ölçeği ve Kişilerarası Hataya İlişkin Ruminasyon Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Veri analizi Jamovi yazılımı aracılığıyla; betimsel istatistikler, Pearson korelasyon analizi ve GLM aracılık modeli kullanılarak yapılmıştır. Bulgular, felaket kaydırması ile yalnızlık ve ruminasyon arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğunu; yalnızlık ile ruminasyon arasında da pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca aracılık analizi sonuçları, ruminasyonun felaket kaydırması ile yalnızlık arasındaki ilişkide tam aracılık rolü üstlendiğini ortaya koymuştur.

Anahtar kelimeler: Felaket kaydırması, Yalnızlık, Kişilerarası hataya ilişkin ruminasyon

Orjinal Araştırma Makaleleri Belirsizliğe Tahammülsüzlük ile Yapay Zekâ Kaygısı Arasındaki İlişkide Yapay Zekâ Okuryazarlığının Aracılık Rolü

Gökçenur Bilir, Süleyman Akçıl

ss. 18 - 34

Özet

Günümüz toplumlarında yapay zekânın hızla yaygınlaşması, geleceğe yönelik belirsizlik duygularını yoğun yaşayan beliren yetişkinler için yeni bir kaygı kaynağı oluşturmaktadır. Bu bağlamda, belirsizliğe tahammülü düşük olan bireylerin, yapay zekâ teknolojilerine yönelik belirsizliği daha tehditkâr algılayarak daha yüksek kaygı yaşayabileceği varsayılmaktadır. Bu çalışma, beliren yetişkinlik dönemindeki üniversite öğrencilerinde Belirsizliğe Tahammülsüzlük (BT) düzeylerinin Yapay Zekâ Kaygısı (YAK) üzerindeki etkisinde Yapay Zekâ Okuryazarlığının (YZO) aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nden 341 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Yapay Zekâ Kaygısı Ölçeği ve Yapay Zekâ Okuryazarlığı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Yapılan aracı değişken analizleri sonucunda, BT'nin Yak’ı hem doğrudan hem de YZO aracılığıyla dolaylı olarak anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Bu bulgu, belirsizliğe tahammülü düşük olan bireylerin, yapay zekâ teknolojilerini anlama ve kullanma becerileri (YZO) eksikliği nedeniyle daha yüksek YAK yaşadığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, BT ve YAK arasındaki ilişkinin YZO tarafından kısmen açıklandığını ortaya koyarak, bu alandaki literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır. Çalışma, özellikle beliren yetişkinlere yönelik YZO eğitimlerinin, yapay zekâya bağlı kaygıyı yönetmede kritik bir tampon görevi görebileceğini önermektedir.

Anahtar kelimeler: Belirlen Yetişkinlik, Belirsizliğe Tahammülsüzlük, Yapay Zeka Kaygısı, Yapay Zeka Okuryazarlığı

Orjinal Araştırma Makaleleri Ortaokul Öğrencilerinin Dijital Bağımlılık Düzeyleri ile Akademik Başarıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Elif BARUTÇU, Şener ŞENTÜRK

ss. 35 - 50

Özet

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 2025–2026 eğitim-öğretim yılında Samsun ilinin Atakum ilçesinde devlet okullarında öğrenim gören 436 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, “Ergenler için Dijital Bağımlılık Ölçeği” ve öğrencilerin akademik not ortalaması ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler ve dağılımın normal olması nedeniyle parametrik testlerden (Pearson korelasyon, bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi [ANOVA]) yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin dijital bağımlılık düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir (x̄ = 31.95). Dijital bağımlılık ile akademik başarı arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=−.263, p<.001). Cinsiyet değişkenine göre dijital bağımlılık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Buna karşın sınıf düzeyi, akademik ortalama, kullanılan cihaz türü ve günlük dijital cihaz kullanım süresine göre dijital bağımlılık puanlarının anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca yapay zekâ kullanan öğrencilerin dijital bağımlılık düzeylerinin yapay zekâ kullanmayan öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, dijital bağımlılık ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu ve dijital teknoloji kullanım alışkanlıklarının bu ilişki üzerinde belirleyici bir rolü olduğu söylenebilir.

Anahtar kelimeler: Dijital bağımlılık, öğrenci, akademik başarı, ilişkisel tarama.

Orjinal Araştırma Makaleleri Tek Çocuk Olan Ergenlerin Aile, Okul ve Benlik Algılarının İncelenmesi: Bireysel Psikoloji Kuramı Temelli Nitel Bir Araştırma

Gamze Uzunoğlu, Hakan Sarıçam

ss. 51 - 77

Özet

Bu çalışmanın temel amacı tek çocuk olan ergenlerin ve kardeşi olan ergenlerin öznel deneyimlerini anlamlandırmak ve tematik bir kavramsallaştırma yapmaktır. Ortaya çıkan bulgularla aile, çocuk gelişimi ve psikolojik danışma alanlarına katkı sağlamak araştırmanın diğer amacıdır. Çalışma nitel bir araştırma olup temel nitel araştırma deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu ortaokulda eğitim gören, ailede tek çocuk olan ve kardeş/kardeşleri olan öğrencilerden oluşan iki farklı grubu oluşturmaktadır (10 tek çocuk ve 10 kardeşi olan çocuk). Araştırmada kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, tek çocukların bu deneyimi sessiz ve verimli çalışma ortamı, bireysel alan gibi avantajlar ile yalnızlık, can sıkıntısı ve yoğun ebeveyn denetimi gibi sınırlılıklar üzerinden değerlendirdiklerini göstermektedir. Kardeşi olan ergenlerin sorumluluk yüklerine rağmen kardeşliği güven, destek ve koruyucu olarak deneyimledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Tek çocukların paylaşım ve dertleşme ihtiyacını karşılamada zorlandıkları, kardeşi olanların ise bu gereksinimi kardeşleriyle karşıladıklarına ulaşılmıştır. Son olarak, okul başarısı ve eğitime yansımalar açısından tek çocukların dikkat ve odaklanma avantajı yaşadığı ancak akademik rehberlik açısından sınırlılıklar hissettiği, kardeşi olanların ise kardeşlerinden aldıkları motivasyon ve akademik desteği deneyimledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada tek çocukların psikososyal gelişimleri ve akademik rehberlik ve motivasyonları konusunda ebeveynlerin ve okul psikolojik danışmanlarının neler yapabileceği ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Tek Çocuk, Kardeşler Arası İlişkisi, Akademik Destek

Orjinal Araştırma Makaleleri Özel Gereksinimli İlkokul Öğrencilerinin Okuma Becerilerinin Tanı Alma Yaşı ve Demografik Değişkenler Açısından İncelenmesi

Hilal Şimşek, Emine Balcı

ss. 78 - 96

Özet

Özel gereksinim; bireylerde bilişsel, duygusal, fiziksel ve gelişimsel olarak farklı gereksinimler için alınan destektir. Bundan dolayı süreç içerisinde bireysel programlama ve erken tanıya dayalı müdahaleler yapılmaktadır. Erken tanının okuma beceri üzerindeki etkisinin incelenmesi önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, erken tanı alan özel gereksinimli ilkokul öğrencilerinin okuma becerilerini geliştirmedeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, öğrencilerin okuma beceri düzeylerini değerlendirmek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 7-10 yaş aralığında olan, özel gereksinimli ve okuma sürecinde olan 13 ilkokul öğrencisi oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde, özel gereksinimli öğrencilerle ders uygunluklarına göre planlanan bireysel uygulamalar, 12 hafta boyunca düzenli şekilde gerçekleştirilmiş ve okuma başarı ölçeği ile araştırma verileri toplanmıştır. Elde edilen bulgular, özel gereksinimli öğrencilerde erken tanı ile okuma becerilerinin farklı boyutlarda etkisi olduğu sonucunu göstermektedir. Erken tanı almış çocukların okuma becerilerine ilişkin potansiyelin, aile eğitim düzeyi ve sınıf içi müdahalelerle desteklenmesi gerektiği önerilmektedir.

Anahtar kelimeler: Erken tanı, okuma, okuma becerisi, özel gereksinimli öğrenci

Orjinal Araştırma Makaleleri Trends In Argumentative Thinking Skills: A Systematic Review

Derya Bekiroğlu, Nur Ütkür Güllühan

ss. 97 - 121

Özet

Argumentative thinking skills play a fundamental role in developing critical reasoning, evidence-based decision-making, and constructive discourse. This systematic review examines research trends on argumentative thinking skills published between 2014 and 2024, aiming to reveal how the field has evolved regarding publication trends, methodological approaches, participant groups, and thematic orientations. A total of 67 peer-reviewed studies indexed in the Web of Science (WoS) database were analyzed in line with the PRISMA 2020 framework. Data were collected through systematic document review, and coding reliability was verified by expert opinion. The findings indicate that most studies focus on argumentative writing, critical thinking, and discourse-based learning, with university students being the predominant participant group. Quantitative research designs, convenience sampling, scale-based measurement tools, and statistical analyses such as t-test and ANOVA were identified as the most frequently used methods. Recently, a significant increase in integrating digital technologies and artificial intelligence has been observed. However, the results highlight critical gaps, including a shortage of longitudinal research, a lack of studies focusing on early childhood and primary education, and a scarcity of culturally responsive approaches. By synthesizing these trends and gaps, this study provides a crucial roadmap for future research to develop more inclusive, technology-integrated, and methodologically diverse pedagogical models.

Anahtar kelimeler: Argumentative thinking skills, Systematic review, PRISMA, Educational trends, Educational technologies

Derleme Makaleleri Davranışsal İktisat Perspektifinden Ekonomik Karar Almanın Psikolojik Temelleri: Eğitimin Rolü

Cemre Nur Çetin, Ebru Yılmaz Akbulut

ss. 122 - 138

Özet

Bu çalışma, davranışsal iktisat perspektifinden ekonomik karar almanın psikolojik temellerini ve eğitimin bu süreçteki rolünü kavramsal düzeyde incelemektedir. Geleneksel iktisat teorisinin rasyonel birey varsayımının gerçek karar alma davranışlarını açıklamakta yetersiz kaldığı noktadan hareket eden çalışmada, beklenti teorisi başta olmak üzere davranışsal iktisadın temel yaklaşımları çerçevesinde ekonomik karar almayı etkileyen bilişsel yanlılıklar ve psikolojik süreçler ele alınmaktadır. Aşırı güven, sürü davranışı, belirsizlikten kaçınma ve pişmanlıktan kaçınma gibi bilişsel yanlılıkların bireylerin ekonomik kararlarını nasıl biçimlendirdiği tartışılmakta, ardından eğitimin bu yanlılıklar ve ekonomik karar üzerindeki rolü uluslararası ve Türkiye literatüründen elde edilen bulgular çerçevesinde değerlendirilmektedir. Literatür bulguları, eğitim düzeyi ile ekonomik karar kalitesi arasında genel olarak pozitif bir ilişki bulunduğunu göstermekle birlikte, bu ilişkinin doğrusal ve tek yönlü olmadığını; eğitimin bazı bilişsel yanlılıkları zayıflatırken bazılarını güçlendirebildiğini ve bilgi sahibi olmanın her zaman daha rasyonel ekonomik davranışlara dönüşmediğini ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, eğitim ile ekonomik karar alma arasındaki ilişkinin yalnızca bilgi düzeyi üzerinden değil, bilişsel farkındalık, psikolojik süreçler ve karar alma mekanizmaları üzerinden şekillenen çok katmanlı bir yapı sergilediğini göstermektedir. Kavramsal bir derleme niteliği taşıyan bu çalışmanın, davranışsal iktisat, psikoloji ve eğitim literatürlerinin kesişiminde gelecekte yapılacak ampirik çalışmalar için teorik bir çerçeve sunması beklenmektedir.

Anahtar kelimeler: Davranışsal iktisat, ekonomik karar alma, bilişsel yanlılıklar, eğitim

Orjinal Araştırma Makaleleri Çevrimiçi Psikolojik Danışmada Psikolog ve Psikolojik Danışmanların Deneyimleri: Fenomenolojik Bir Çalışma

Muhammet Enes GÜNEŞ, Ahmet Erdem, Şefika Erdem

ss. 139 - 175

Özet

Teknolojik ilerlemeler ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte çevrimiçi psikolojik danışma kavramı ortaya çıkmıştır. Çevrimiçi psikolojik danışma özellikle kırsal kesimlerde yaşayan ve damgalanma korkusu taşıyan bireylerin ruh sağlığı hizmetine erişimini kolaylaştırmak gibi önemli avantajlar sunmaktadır. Ancak yüz yüze psikolojik danışmadan farklı dinamiklere sahiptir. Ruh sağlığı uzmanlarının yeterlilik ve deneyimleri danışma sürecinin sağlığı için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle çevrimiçi psikolojik danışma sürecinde uzmanların karşılaşabilecekleri durumların anlaşılması önem taşımaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, çevrimiçi psikolojik danışma sürecinde deneyimli uzmanların görüşlerinden yararlanarak yüz yüze danışmada var olan “İlk izlenim ve iletişim”, “temel danışmanlık becerileri”, “sonlandırma süreci” ve “izleme süreci” aşamalarını çevrimiçi bağlamda incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu en az üç yıl çevrimiçi psikolojik danışma hizmeti vermiş, gönüllü katılım sağlayan on uzman oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla uzmanlarla yapılacak görüşmelerde incelenecek temalara uygun taslak soru formu hazırlanmıştır. Hazırlanan taslak soru formu çevrimiçi psikolojik danışma alanında çalışma yapmış uzmanlardan alınan dönütlerle düzenlenmiş ve nihai soru formu oluşturulmuştur. Soru formu aracılığıyla uzmanlarla yapılan görüşmeler deşifre edilmiş ve tematik analiz yapılmıştır.

Anahtar kelimeler: Çevrimiçi psikolojik danışma, Nitel araştırma, Danışma deneyimleri, fenomenolojik desen, tematik analiz

Orjinal Araştırma Makaleleri From Translation to Creation: Bayt al-Hikma (The House of Wisdom) and the Rise of Islamic Mathematics

Munevver Ekiz, Atilla Özdemir

ss. 176 - 197

Özet

This study explores the role of Bayt al-Hikma (the House of Wisdom), established under the patronage of Caliph al-Ma’mûn during the Abbasid period (8th–10th centuries), in shaping the Islamic mathematical tradition. Far more than a translation bureau, Bayt al-Hikma functioned as a genuine center of scientific inquiry where original mathematical thought was produced and refined. The study employs a qualitative historical document analysis design alongside a multiple case study approach. Primary manuscripts, critical editions, and secondary historiographical sources are systematically examined, with the works of Al-Khwarizmi, Thābit ibn Qurra, and Al-Kindī serving as the principal analytical cases. The research examines both the translation activities and original works of the mathematicians active in this institution, assessing their contribution to mathematical knowledge in the Islamic world and its transmission to medieval Europe. The scholarly enterprise at Bayt al-Hikma did not simply preserve ancient knowledge. It paved the way for innovative theories and methods in algebra, arithmetic, geometry, and applied mathematics. Scholars from diverse cultural and linguistic backgrounds fostered a remarkable atmosphere of intellectual exchange, unparalleled in the history of science. The knowledge generated at Bayt al-Hikma enriched the scientific heritage of the Islamic world and profoundly shaped the European scientific tradition through the Latin translations of the twelfth century. In this respect, Bayt al-Hikma stands as both the cradle of Islamic mathematical heritage and a pivotal turning point in the global history of scientific thought.

Anahtar kelimeler: Bayt al-Hikma (House of Wisdom), islamic mathematics, algebra, knowledge production, translation movement, historiography of science, epistemic pluralism

Orjinal Araştırma Makaleleri Mental Health In Emerging Adulthood: The Role of Identity Confusion and Mentalization

Ayşe Hazal DÜNDAR, Merve Atmaca, Aybüke Nur Güçlü Umur

ss. 198 - 216

Özet

This study examines whether mental health indicators and mentalising capacities differ according to the extent of identity confusion experienced during the emerging adulthood stage of life. The study sample consisted of 435 participants aged 19–25. Of these, 236 (54.25%) were female and 199 (45.75%) were male. Data were collected using the “Brief Symptom Inventory”, the “Sense of Identity Assessment Form” and the “Mentalization Scale”. A two-step cluster analysis (hierarchical and K-means) of the data showed that the sample could be divided into two main groups: (1) individuals with high levels of identity confusion, high levels of mental distress and low mentalising capacity; and (2) individuals with lower levels of identity confusion, relatively good mental well-being and enhanced mentalising skills. The findings suggest that uncertainty and ambivalence during the development of identity are associated with difficulties in regulating emotions and an increased risk of psychological distress. However, mentalisation appears to be positively associated with mental well-being in this process.

Anahtar kelimeler: Emerging adulthood, identity confusion, mentalization, mental health, psychology behavior-personality assessment

Orjinal Araştırma Makaleleri Kırılan Bağların Yeniden Yazımı: Yetişkin Kardeş Küslüğünün Yansıtıcı Tematik Analizi

Zeynep Gündoğdu, Kevser Ayyıldız Kara, Özge Çınar Barut, Merve Kaçar, Merve Şule Dökmeoğlu, Ezgi Sumbas

ss. 217 - 238

Özet

Bu çalışma, yetişkinlik döneminde kardeşler arasında yaşanan küslük olgusunu Türkiye bağlamında fenomenolojik bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamıştır. Kardeşlik bağları genellikle çocukluk ve ergenlik dönemleri üzerinden ele alınsa da yetişkinlikte ortaya çıkan duygusal kopuşlara ilişkin çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu araştırmada, kardeş küslüğünün bireysel ve ilişkisel boyutlarını anlamak amacıyla Van Manen’in (2017) hermeneutik fenomenolojik yaklaşımı temel alınmış ve 19 yetişkin katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Refleksif tematik analiz sonucunda beş ana tema belirlenmiştir: aile dinamikleri, iletişim biçimi, kırılma noktaları ve nedenleri, duygusal etkiler ve sonuçları ile bağların yeniden onarımı. Bulgular, kardeşlik küslüğünün çoğunlukla ebeveyn tutumları, evlilik, sorumluluk paylaşımı, maddi meseleler ve iletişim sorunları gibi çok katmanlı süreçlerden kaynaklandığını göstermiştir. Katılımcılar, küslüğün yalnızlık, hayal kırıklığı, aidiyet kaybı ve duygusal yalıtım gibi yoğun psikososyal etkileri olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte bazı bireyler, empati temelli iletişim, aile desteği ve zorlayıcı yaşam olaylarının bağların yeniden kurulmasına katkı sunduğunu belirtmiştir. Çalışma, yetişkin kardeş ilişkilerinin kültürel bağlamla nasıl şekillendiğine ışık tutarak bireysel danışmanlık ve aile terapisine yönelik önemli uygulama ipuçları sunmaktadır.

Anahtar kelimeler: Kardeş küslüğü, yetişkin kardeş ilişkileri, aile dinamikleri, tematik analiz, nitel araştırma

Orjinal Araştırma Makaleleri Öğretmenlerin Tekerlemelere İlişkin Algılarının Metaforlar Aracılığıyla İncelenmesi

Özlem Sinem Uslu, Hatice KAYMAZ

ss. 239 - 260

Özet

Bu araştırma, Antalya ili Alanya ilçesinde görev yapan farklı branşlardan 509 öğretmenin tekerlemelere yönelik metaforik algılarını nitel araştırma yaklaşımıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Veriler "Tekerlemeler ... gibidir; çünkü ..." cümle tamamlama formuyla toplanmış; Saban'ın (2008) beş aşamalı metafor analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Analizler sonucunda 10 kategori ve 4 ana tema belirlenmiştir: Dilsel Estetik ve Edebi Değer (f=192, %37,7), Pedagojik İşlev ve Bilişsel Gelişim (f=121, %23,8), Devinim, Akış ve Döngüsellik (f=83, %16,3) ile Anlam, Kültür ve Varoluşsal Derinlik (f=74, %14,5). En sık üretilen metaforlar hayat (f=41), şarkı (f=27) ve şiir (f=22) olmuştur. Branş, mesleki deneyim, cinsiyet ve yaş grubu değişkenlerine göre belirgin farklılıklar gözlemlenmiştir. Bulgular, öğretmenlerin tekerlemelere ilişkin çok katmanlı kavramsal çerçeveler inşa ettiğini ortaya koymakta; sözlü kültür temelli öğretim araçlarına yönelik öğretmen algılarının incelendiği sınırlı alanyazına katkı sunmaktadır.

Anahtar kelimeler: Eğitim bilimleri, öğretmen, tekerleme, metafor analizi