Cilt 3 Sayı 4 (Haziran 2023)
Sayı Bilgileri Issue Information

ss. i - vi

Özet

Anaktar kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri Farklılaştırılmış Öğretim İle İlgili Lisansüstü Tezlerin Analizi

Sultan Selen Kula, Rabia Karakuş

ss. 1 - 19

Özet

Öğrenme her bireyin zihninde gerçekleşen bireysel bir süreçtir. Her öğrencinin öğrenme yaşantıları, hazırbulunuşluk düzeyleri, ilgileri, merakları ve öğrenme stilleri birbirinden farklılık göstermektedir. Bu farklılık nedeniyle kapsayıcı eğitim bağlamında öğrenme sürecinin öğrencilerin bireysel farklılıklarına duyarlı biçimde tasarlanması gerekli görülmektedir. Her bir öğrencinin bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurarak öğretimi her öğrencinin etkili öğrenmesine fırsat verecek biçimde tasarlamak amacıyla farklılaştırılmış öğretimden yararlanılmaktadır. Bu doğrultuda Türkiye’de farklılaştırılmış öğretimle ilgili yürütülen lisansüstü tezlerin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda YÖK ulusal tez merkezinden belirlenen anahtar kelimeler ve ölçütler doğrultusunda farklılaştırılmış öğretim ile ilgili lisansüstü tezlere ulaşılmıştır. Tezlerin sınıflandırılmasında araştırmacılar tarafından oluşturulan “yayın inceleme formu” kullanılmıştır. Araştırmada, 2005-2021 yılları arasında farklılaştırılmış öğretimi konu edinen toplam 48 lisansüstü tez, doküman analizi ile incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre farklılaştırılmış öğretimle ilgili tezler 2018, 2019 ve 2020 yıllarında yoğunlaşmakta; bir başka ifadeyle farklılaştırılmış öğretim, Türkiye’de son yıllarda giderek daha fazla araştırmacının ilgisini çekmektedir. Farklılaştırılmış öğretimle ilgili lisansüstü tezler ağırlıklı olarak ortaokul öğrencileriyle yürütülmekte olup tezlerde karma yöntem araştırmalarının daha yoğun olarak tercih edildiği dikkat çekmektedir. Bu alanda yürütülmüş lisansüstü çalışmaların çoğunluğunu yüksek lisans tezleri oluşturmaktadır. Araştırmada, farklılaştırılmış öğretim ile ilgili yapılan lisansüstü tezler sonuçları bakımından da değerlendirilmiş ve gelecekte yürütülmesi planlanan araştırmalara yönelik önerilere yer verilmiştir.

Anaktar kelimeler: Farklılaştırılmış Öğretim, Kapsayıcı Eğitim, Bireysel Farklılıklar

Orjinal Araştırma Makaleleri Oryantasyon Programının Okul Psikolojik Danışmanlarının Öz Yetkinlik Düzeyi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi

Yusuf Akyıl, Yakup İme, Kemal Kılıç, Ozan Çetiner, Aykut Başar, Mustafa Uzan

ss. 21 - 35

Özet

Bu çalışmada, okul psikolojik danışmanları için hazırlanmış 12 oturumluk oryantasyon programının okul psikolojik danışmanlarının öz yetkinlik düzeyleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön test ve son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmaya yeni göreve başlamış 40 okul psikolojik danışman katılmıştır. Deney grubunu oluşturan 20 okul psikolojik danışmanı 12 haftalık oryantasyon programına alınmış ve program haftada bir gün olmak üzere toplam 12 hafta olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Oryantasyon programı başında ve sonunda test uygulanmıştır. Kontrol grubunu oluşturan 20 okul psikolojik danışmanına herhangi bir işlem yapılmamıştır. Okul Psikolojik Danışmanı Öz Yetkinlik Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda deney grubundaki okul psikolojik danışmanlarının öz yetkinlik testi puanlarının uygulanan oryantasyon programı sonrasında anlamlı düzeyde arttığı saptanmıştır. Diğer yandan kontrol grubundaki okul psikolojik danışmanlarının öz yetkinlik testi puanlarının az da olsa artış olduğu bulunmuştur. Cinsiyete göre herhangi bir anlamlı farklılık bulunamamıştır. Çalışmada bulgular tartışılmış ve eğitimsel çıkarımlarla birlikte öneriler sunulmuştur.

Anaktar kelimeler: Öz Yetkinlik, Okul Psikolojik Danışmanı, Oryantasyon

Orjinal Araştırma Makaleleri Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Öğrencilerinin Akış Yaşantı Düzeylerinin İncelenmesinde Öğrenmeye Yönelik Tutumlarının Yordayıcı Rolü

Gamze Nur Öztürk, Fatih Koca

ss. 37 - 48

Özet

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin öğrenmeye yönelik tutumları ve akış (flow) yaşantı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmamızda nicel yaklaşım kapsamında genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında çeşitli üniversitelerde öğrenim gören 382 kadın, 43 erkek olmak üzere rehberlik ve psikolojik danışma bölümlerinde öğrenim gören 425 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Örneklem seçiminde zaman ve iş gücü kısıtlamasından dolayı uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerini elde ederken İşigüzel ve Çam (2014) tarafından uyarlama çalışması yapılan “Akış(Flow) Yaşantı Ölçeği Kısa Formu” , Kara (2010) tarafından geliştirilen “Öğrenmeye İlişkin Tutum Ölçeği” ve araştırmacılar tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 23.0 programı kullanılmış olup, tanımlayıcı istatistikler, Pearson Moments çift yönlü korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre üniversite öğrencilerinin öğrenmeye yönelik tutum ve akış yaşantı düzeyleri yüksek seviyededir. Söz edilen iki değişken arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur ve öğrenmeye yönelik tutum, akış yaşantı düzeyini yordamaktadır.

Anaktar kelimeler: Akış (Flow), Öğrenmeye İlişkin Tutum, Üniversite Öğrencileri

Orjinal Araştırma Makaleleri Ortaokullarda Sınav Kaygısının Akademik Başarıya Etkileri ve Kaygının Olumsuz Etkilerini Önleme Çalışmaları Hakkında Rehber Öğretmen Görüşlerine Dayalı Bir İnceleme

Gülsün Paşa, Bahadır Gülbahar

ss. 49 - 62

Özet

Bu araştırmanın amacı, ortaokul rehber öğretmenlerinin görüşleri alınarak sınav kaygısının akademik başarıya olumsuz etkilerini önleme hakkında neler yapılabileceğine dair bir inceleme yapmaktır. Bu görüşler ışığında ortaokul öğrencilerinin yaşadıkları sınav kaygısının en aza indirilmesinde öğretmenlere, ailelere ve öğrencilere yardımcı olmak hedeflenmektedir. Bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim çalışması kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini 2022-2023 Eğitim-Öğretim Yılı’nda İstanbul ili Arnavutköy ilçesindeki ortaokullarda görev yapan rehber öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışma grubu ise bu evren içinden seçilmiştir. Araştırmanın verileri bir görüşme formu kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizi, betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada, sınav kaygısının tanımları, tespit edilme yöntemleri, nedenleri, etkileri, daha yüksek hangi sınıf seviyelerinde görüldüğü, hangi tür sınavlarda arttığı, müdahale yolları ve tedbirler saptanmıştır. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Anaktar kelimeler: Kaygı, sınav kaygısı, akademik başarı

Orjinal Araştırma Makaleleri Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda ve Spor Bilimleri Fakültesinde Öğrenim Gören Öğrencilerin Sınav Kaygısı, Genel Öz Yeterlilik Algısı ile Bilinçli Farkındalık Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Meryem Altun Ekiz, Mustafa Tuncel, Süleyman Tuncel

ss. 63 - 76

Özet

Bu çalışmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin sınav kaygısı, genel öz yeterlik ile bilinçli farkındalık arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 366 üniversite öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama araçları olarak; Bahçeci (2009) tarafından geliştirilen Sınav Kaygısı Ölçeği, Apay (2010) tarafından geliştirilen Genel Öz Yeterlik Ölçeği ve Tingaz (2020) tarafından uyarlanan Sporcu Bilinçli Farkındalık Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin normal bir dağılıma sahip olmadığı gözlemlenmiş ve parametrik olamayan testler kullanılmıştır. Elde edilen bulgularda cinsiyet ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. Okul, yaş, sınıf ve uğraştığı spor alanlarına göre genel öz yeterlik ve bilinçli farkındalık ölçek puanlarında anlamlı farklılaşma olmazken, sınav kaygısı puanında Ahi Evran Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler aleyhine anlamlı farklılaşma olduğu, sınıf değişkenine göre sınav kaygısı puanında 2. sınıflar aleyhine anlamlı farklılaşma olduğu ve uğraştığı spor alanı değişkenine göre sınav kaygısı puanında bireysel sporlarla uğraşan katılımcılar aleyhine anlamlı farklılaşma olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin genel öz yeterlik ve bilinçli farkındalık arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki, bilinçli farkındalık ve sınav kaygısı arasında da pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Anaktar kelimeler: Sınav kaygısı, genel öz yeterlik, bilinçli farkındalık, spor bilimleri

Orjinal Araştırma Makaleleri Eğitim Fakültesi Öğrencilerinin Derse Katılıma Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi

Ömer Çelik

ss. 77 - 89

Özet

Bu araştırmada, eğitim fakültesi öğrencilerinin derse katılıma yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma modeli, nitel araştırma modellerinden biri olan durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Verilerin analizi, nitel veri analiz yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, elde edilen bulgular incelendiğinde, öğrencilerin derse katılmayı önemli buldukları, öğrencilerin sert ve kaba öğretim elemanı davranışlarının derse katılmamalarına neden olduğunu belirttikleri görülmektedir. Öğrenciler, ilgili ve destekleyici öğretim elemanı davranışında, öğretim elamanı derste etkinlik yaptığında derse katılmak istemekte; sıkıcı, monoton geçen derse ise katılmak istememektedirler. Öğrenciler derste arkadaşları sessiz olduğunda derse katılmak istemektedirler. Öğrencilerin en çok dikkat dağıtan akran davranışlarında derse katılmak istememeleri de bu araştırmanın bulguları arasındadır.

Anaktar kelimeler: Derse katılım, eğitim fakültesi, öğrenci

Orjinal Araştırma Makaleleri Akıl Sağlığı ve Pozitif Psikoloji

Yener Özen, İrem Türkmen

ss. 91 - 102

Özet

Ruh kavramı, en eski uygarlıklardan günümüze dek tanımlanmaya çalışılsa da bu konuda henüz bir fikir birliğine varılamamıştır. Beynin çalışma mekanizması hakkında şu anki kadar geniş bir bilgi birikimine sahip olunmadığı dönemlerde duygu, düşünce ve davranışların ruhtan geldiğine dair bir inanış mevcuttu. Bu anlamda ruh sağlığı ifadesinin akıl sağlığı yerine kullanılması da konuşma diline ne kadar yerleştiğinin bir örneğidir. Psikoloji alanında ruh sağlığını tanımlamaya çalışan birçok kuram vardır. Martin Seligman’ın kurucusu olduğu pozitif psikoloji de bu kuramlardan biridir. Pozitif psikolojiyi diğer kuramlardan ayıran nokta geleneksel kuramların patoloji odaklı olmasına karşı pozitif odaklı olmasıdır. Pozitif psikoloji, geleneksel yaklaşımlara alternatif bir kuram olmaktan ziyade geleneksel kuramların tamamlayıcısı niteliğindedir. Seligman'a göre bireylerde var olan güçlü yanlara odaklanmak ruh sağlığı açısından risk altında olan kişiler için güçlendirici olabilir. Bu çalışmanın amacı akıl, sağlık, akıl sağlığı ve pozitif psikolojiyi tanımlayarak pozitif psikoloji bağlamında akıl sağlığını ele almaktır.

Anaktar kelimeler: Pozitif psikoloji, sağlık, akıl, akıl sağlığı, Martin Seligman

Orjinal Araştırma Makaleleri Ergenlerde Bilişsel Esneklik, Affetme ve Mükemmeliyetçilik Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Gönül Akın, Okan Bilgin

ss. 103 - 119

Özet

Bu çalışmanın amacı ergenlerde bilişsel esneklik, affetme ve mükemmeliyetçilik arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmanın çalışma grubu toplam 768 ergenden oluşmaktadır. Çalışmaya katılan ergenlerin 491’i kadın, 277’si ise erkektir. Çalışmada veri toplama araçları olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “Bilişsel Esneklik Ölçeği”, “Ergenler için Affetme Ölçeği” ve “Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği” kullanılmıştır. Veriler t-testi, One Way Anova ve Pearson Korelasyon Katsayısı ile analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre; ergenlerin bilişsel esneklik, mükemmeliyetçilik ve affetme düzeyleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Bilişsel esneklik ve mükemmeliyetçiliğin alt boyutlarından olan sosyal kaynaklı mükemmeliyetçiliğin sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca, ergenlerin bilişsel esneklik, affetme ve sosyal kaynaklı mükemmeliyetçilik düzeylerinin anne baba tutumlarına göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Değişkenler arasındaki ilişkilere bakıldığında ise; bilişsel esneklik ile kendine yönelik mükemmeliyetçilik arasında pozitif yönlü düşük düzeyde, affetme ile kendine yönelik mükemmeliyetçilik arasında ise negatif yönlü düşük düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bilişsel esneklik, affetme ve sosyal kaynaklı mükemmeliyetçilik arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Anaktar kelimeler: Mükemmeliyetçilik, affetme, bilişsel esneklik

Orjinal Araştırma Makaleleri Kayıp Yaşayan Bireylerde Kaybı Kabullenme ve Travma Sonrası Büyüme Arasındaki İlişkide Psikolojik Dayanıklılığın Aracı Rolü

Özlem Şener, Merve Yener Açar

ss. 121 - 138

Özet

Bu araştırmanın temel amacı ölüm kaybı yaşayan bireylerin kaybı kabullenme ve travma sonrası büyüme arasındaki ilişkide psikolojik dayanıklılığın aracı rolünü incelemektir. Nicel bir çalışma olan bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu kayıp yaşantısı deneyimlemiş 193’ü kadın, 68’i erkek olmak üzere toplam 261 kişiden oluşan araştırmada veriler, çevrimiçi anket yöntemi kullanılarak Google Forms aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanmış Kişisel Bilgi Formu, Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği, Travma Sonrası Büyüme Ölçeği ve Teksas Düzeltilmiş Yas Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler SPSS 25.0 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerinin analizinde Bağımsız Örneklem t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Spearman Korelasyon Analizi ve Yol analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin analizi sonucunda, kayıp yaşayan bireylerin psikolojik dayanıklılık puanları ile travma sonrası büyüme ve kaybı kabullenme puanları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Ayrıca bireylerin psikolojik dayanıklılığı arttıkça kaybı kabullenme ve travma sonrası büyüme düzeylerinde de zayıf bir artış olduğu tespit edilmiştir. Travma sonrası büyüme puanları ile kaybı kabullenme puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, araştırma sonucunda kaybı kabullenme ve travma sonrası büyüme arasındaki ilişkide psikolojik dayanıklılığın aracı rolünün olmadığı tespit edilmiştir.

Anaktar kelimeler: Kayıp, kabullenme, psikolojik dayanıklılık, travma sonrası büyüme

Orjinal Araştırma Makaleleri The Mediating Role of Confidence in the Relationship Between Perfectionism and Mental Well-Being in Athletes-Students

Volkan Özcan

ss. 139 - 152

Özet

This cross-sectional study aims to examine the relationship between perfectionism and mental well-being and the mediating role of self-confidence. A total of 277 athlete-students, 166 males and 111 females, aged between 18 and 30, who were studying at different educational levels in the 2022-2023 academic year, participated in the study. Participants completed the perfectionism, confidence, which is a sub-dimension of the mental resilience scale, and mental well-being scales through an online questionnaire. Data were analyzed using descriptive statistics, Pearson correlations and mediation analysis. The results showed that there was a negative relationship between perfectionism and mental well-being. Likewise, a positive relationship was found between self-confidence and mental well-being. The findings also revealed a negative relationship between perfectionism and self-confidence. Mediation analysis showed that self-confidence played a partial mediating role in the relationship between perfectionism and mental well-being. This study has important implications for interventions aimed at improving mental well-being in student athletes. Focusing on improving self-confidence and providing support to individuals with perfectionistic tendencies has the potential to increase mental well-being. Furthermore, programs that aim to increase athletes' self-confidence, interpersonal relationships, self-awareness, and skill development may also support mental well-being. In conclusion, this study shows that self-confidence mediates the relationship between perfectionism, self-confidence and mental well-being. Understanding and addressing these relationships provides important information for developing interventions and programs that promote mental well-being in university students.

Anaktar kelimeler: : Perfectionism, mental well-being, condence, athletes-students